07/01/2008 - 08/01/2008 içindeki 53 yayından en yeni 11 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
07/01/2008 - 08/01/2008 içindeki 53 yayından en yeni 11 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster

YENİ TEKNOLOJİ ÜRÜNÜ YANGIN ELBİSELERİ

ABD DENİZ KUVVETLERİ NOMEX VE KEVLER ALT ÜST TAKIMLAR YERİNE GİĞİLMESİ ÇIKARILMASI TEMİZLENMESİ KOLAY DAHA DAYANIKLI YENİ TEKNOLOJİ ÜRÜNÜ ÇOK KATMANLI TULUMSU ELBİSELERİ KULLANIMA SUNDU. YENİ TİP ELBİSELER OLDULÇA BEĞENİLDİ.ALBİSEDE ANTİFLASH BAŞLIK BAŞLIK SABİT OLARAK BULUNMAKTA.UZMANLAR ZAMANIN ÖNEMİNDEN BAHSEDİYOR.
video
Devamını okuyun...>>
AMERİKAN ORDUSU DAHA KOLAY YANGIN EĞİTİMİ VERME YOLUNU BULDU.
LİKİT EKRAN ÜZERİNDE OYNAYAN VİDE OİLE ISIYA DUYARLI SENSÖRLERDEN OLUŞAN SİMİLASYON YENİ TEKNOLOJİK BAŞLIKLAR GİYİLEREK SANAL ORTAMDA GERÇEK LANSLAR İLE SUSUZ SÖÖNDÜRME YAPABİLMEKTE.EĞİTİMLERE ANLAŞILACAĞI GİBİ YOGUM İLĞİ DUYULMAKTA.
video

Devamını okuyun...>>

GEMİLERDE TALİM VAR (YANGIN)

İNSANOĞLU DÜNYADA ÜÇ MESLEĞİN ZORLUĞUNDAN BAHSEDER;

1. MADENCİLİK (GEMİLERDE MAKİNECİLİK)
2. DENİZCİLİK
3. İTFAİYECİLİK

YÜCE RABBİM BANA ÜÇÜNÜDE AYNI ANDA YAPMA ŞANSINI VERDİ.

video

ANA MAKİNE (BÖLME) DAİRESİ YANGINI





video

TÜM YANGIN EKİPLERİNİN BİRLİKTE EĞİTİMİ ( TAMİRCİ PARTİLER)

video

İÇ MAHALLERE GİRİŞ - MAKİNE DAİRE YANGIN EĞİTİMİ

video

YANGINA YAKLAŞMA USULLERİ YANGIN EĞİTİMİ

video

GEMİ UÇUŞ GÜVERTESİ YANGINLARINA MÜDEHALE EĞİTİMİ

video

YANGINDA RAOPOR - HABERLEŞME - KAYIT EĞİTİMLERİ


Devamını okuyun...>>
29 haziran 1967 yılında Amerikan Deniz Kuvvetlerine ait USS Forrestal uçak gemisinde çıkan yangında 134 Denizci (Bahriyeli) hayatını kaybetti.

video

26 Adet uçak ya yanarak ya da yanmaması için denize atılarak zayi oldu.

Bu kötü tecrübe Amerikan Donanması için Yangın Eğitimleri için dönüm noktalarından biri olmuştur.

Bir diğeri de Pearl Harbor baskını ile çok sayıda gemide yangın başlamasıdır.

AMERİKALILAR HER FELAKETTEN DERS ÇIKARMAYI BİLMİŞLERDİR. KÖRÜ KÖRÜNE KADERCİLİK ETSELERDİ ŞİMDİ İSTEMESEKTE DÜNYAYA HÜKMEDİYOR OLAMAZLARDI. A.S.

Bu yangınlardan sonra yangın eğitimlerine çok daha fazla önem verilmeye başlanmıştır.

“ BİZ YANGIN EĞİTİMLERİNİ TIPKI SAVAŞIR GİBİ YAPARIZ.”

Değimi Norfolk Anaüssü yangın okulunun sloganı olmuştur.

Şimdi ise ABD Donanması için yeni slogan şudur.

“ HER DENİZCİ BİR İTFAİYECİDİR.”



Gerçektende eğitimler hem uzun bir süreç almakta hem de sık aralıklar ile tekrarlanmaktadır. Onbinlerce ton motorin, onbinlerce ton cephane, yüzlerce füze, milyonlarca kilometre elektrik kablosu, her çeşit teknolojik araç ve yanıcı malzemeler arasında yaşamak zaten başlı başına cesaret ister. Denizin okyanusun orta yerinde pek yardım da alamazsınız.

İşte bunlar her denizcinin gerçek bir itfaiyeci gibi yangın eğitiminden geçmesini gerektiriyor.

Allah tüm dünya denizlerinde gezen denizcilerin yardımcısı olsun. A.S.

Devamını okuyun...>>
Sayın Oktay Bolat'a yanıttır. Türkiyede ormanlar ve orman yangınları ile ilğili yapılanların yeterliliğini sorguluyorsunuz. Değerli meslekdaşım yeterli olsa idi % 94 ü insan kaynaklı olan orman yangınları en az % 94 kadar düşmüş olacak idi. Verilerden de anlaşılacağı üzere bu konu en azından bizim ülkemizde sonsuza kadar sürmez umarım.

ORMAN YETİŞTİRMEK KADAR ONLARI KORUYACAK İNSANLARI DA YETİŞTİRDİĞİMİZDE BU KONU GÜZEL BİR SON İLE SONA EREBİLİR. A.S.

TARİHİ MİRASLARIMIZ DA ORMAN YANGINLARI İLE TEHDİT ALTINDA!

Ya çocuklarımızın geleceği..

Orman yangınları toprağından tarih fışkıran bu ülkede yerleşim ve tarım alanlarının yanı sıra artık tarihi mirasları da tehdit ediyor. Patara'da meydana gelen yangında kazı çalışmaları yapan Prof.Dr. Havva İşkan Işık ve ekibi kendilerini zor kurtardılar ama çalışma mekanları, ekipmanları zarar gördü.

Hatırlarsanız Ağustos 2006 tarihinde başlayan yangın Hristiyanlığın kutsal merkezi Meryemana evinin duvarlarına 1.5 metre kala şaşırtıcı bir şekilde durmuştu. Meryemana Evi'nin yangında mucizevi şekilde yok olmaktan kurtulması dünya basınında geniş yankı uyandırmıştı. Ancak Selçuk'taki o yangında 25 yıl önce dikilen ağaçlar 24 saatte kül olmuştu.

Bu sene yanan ağaçların yerine yenilerini dikeceğiz ama 5-10 sene içinde yeniden yanacağını düşünmek insanı bu çöl sıcaklarında bile ürpertiyor.

Bir kıvılcım tüm bunların nedeni. Yapılan açıklamalar yüzde doksan insanların ihmali, dikkatsizliği yönünde…Doğrudur ancak ilgili bakanlık suçun tamamını vatandaşa yükleyerek işin içinden sıyrılamaz. Vatandaş bu konuda cahil ve dikkatsiz ise o zaman Bakanlık; eğitimi en büyük çözüm olarak görmelidir. Yerel yönetim, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ile işbirliği yaparak çarpıcı bilgilendirme kampanyaları düzenlemelidir.

Yıllardır her yaz sezonunda binlerce hektar orman alanı yok oluyor. Ülkemize gelen turistleri sayma alışkanlığımız, yanan ormanlarımızın envanterini çıkarmakla devam ediyor.



ÖZELLEŞTİRELİM GİTSİN!

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan her konuda olduğu gibi ormanlarda da özelleştirmeyi bir önlem paketi olarak sunmakta. Ormanların devlet elinde iyi işletilemediğini öne süren Bakan Unakıtan, ormanların da özel sektöre açılması gerektiğini belirterek kuzey ülkelerinde özelleştirilmiş ormanların durumuna dikkat çekiyor.

Kısaca ne bakanların, ne sivil toplum kuruluşlarının, ne de yerel yönetimlerin açıklamalarında yıllardır değişen hiçbir şey yok. Eski tas eski hamam… olan ormanlara ve ülkeye oluyor.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI CEPHESİNDEN!

Resmi verilere göre Türkiye'de son 10 yılda 20 bin 986 adet orman yangını meydana gelmiş. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu; her zaman olduğu gibi yangın alanlarında incelemelerde bulunuyor ve durumun kontrol altına alındığını belirtiyor. Bakanlığın bu konuda başarılı çalışmalar içinde olduğunu ispatlamaya çalışıyor.

NASIL MÜCADELE EDİYORUZ?
Orman yangınlarıyla mücadele kapsamında gerçekleştirilen yangın eylem planında neler var?

Toplam 776 gözetleme kulesinden 24 saat kesintisiz gözetleme yapılıyormuş.
Demek ki bu da yeterli değil.

Nasıl mücadele ediyoruz?
Bakan Eroğlu'nun açıklamasına göre:
818 arazöz,
152 dozer,
144 su tankı,
35 loder,
126 greyder,
32 su tankeri,
52 karavan,
113 treyler,
366 arazi aracı,
717 motosiklet,
6 idari 15 kiralık olmak üzere 21 helikopter,
15 THK uçağı
ve 10 bin yangın işçisi ile yangınları önlemeye çalışıyoruz.

Yeterli mi?
Tabii ki değil….

Önce orman sevgisi bilinci ve farkındalığını oluşturmak gerekiyor. Bunu başaramazsak istediğiniz kadar arazözler, su tankları, yangın helikopterleri, yangın işçileri ekleyin mücadelenize... Faydasız.

Bakan Eroğlu'nun 'Orman yangını sonrası yapılaşma varsa ellerimle yıkarım' demesi de durumu kurtarmıyor…Zira ormanların yok edilerek yapılaşması sadece yangınlarla gerçekleşmiyor bildiğiniz gibi..Madalyonun diğer yüzünü de görmek lazım. 2B lerin satışı konusu da orman yangınları kadar sakıncalıdır.

YEREL YÖNETİMLER NE YAPIYOR?
ORMANA GİRİŞİ YASAKLAMAK ÇÖZÜM MÜ?

Mersin Gülnar'da meydana gelen büyük yangından sonra Muğla Valiliği bir genelge ile orman alanlarına girişi yasakladı. Hassas bölgelerde jandarma ve itfaiye 24 saat nöbet tutacakmış. Muğla'nın yüzde 68 inin ormanlarla kaplı olduğu belirtilen genelgede vatandaşların yangınlar konusunda dikkatli ve duyarlı olması gerektiği ifade ediliyor.

SAFARİ TURLARINA UYARI VE YASAKLAR!
Alanya ve Kemer- Göynük'te'de ise orman yangınlarına önlem olarak atv ve jeep ile safari turu düzenleyen firmalara uyarı ve yasaklamalar getirildi.Kritik bölgelere tur yasağı, tura katılanların yanında çakmak kibrit bulundurmaması, araçlarda yangın söndürme cihazı şartı, turun başında ve sonunda birer gözcü bulunması gibi önlemler alınıyor.

Peki tüm bu yasak ve uyarılar Türkiye genelinde orman yangınlarını önleyecek mi?

Her yıl tekrarlanan yangınların sayısına ve yok olan binlerce hektar ormana bakıldığında sorunun cevabı belli.

Çevre ve Orman Bakanlığı'nın yerel yönetimler, çevreci kuruluşlar ve basın işbirliğinde çok fazla ortak çalışma yapması, mesai harcaması, proje geliştirmesi, kriz masası oluşturması gerekiyor. Yangınlar çıkmadan önce…

Kısa ve uzun vadeli plan ve programlarla halkı bilinçlendirmek üzere köylere kadar uzanan saha çalışmaları şart.

ORMANLARIN DURUMU GÜLLÜK GÜLİSTANLIK DEĞİL!
Bakanlık tarafından yapılan 'orman alanlarımızda azalma değil artma vardır' şeklinde açıklamaların ise ülkemize faydadan çok zararı vardır. Görünen köy kılavuz istemez; ormanlarımızın durumu güllük gülistanlık değildir, her anlamda tehlike altındadır.
Önce bunu kabullenmeli ve ona göre hareket etmeliyiz.

Orman yangınlarını önlemek üzere yapılan mücadelenin temelini ormanları korumak ve sevmek üzerine oluşturmalıyız. Bu mücadele samimiyetle yapıldığı takdirde, orman yangınlarını söndürmek için uğraşmamıza gerek kalmayacaktır.

BU ÜLKEDE İYİ İŞLER YAPANLAR DA VAR.

Sayın Prof.Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR’ın bu konudaki düşünceleri ise şunlardır.
Tamamına katılıyorum.

Bir şahsın yaşadıkça memnun ve mutlu olması için lazım gelen şey,

kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmasıdır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

Değerli arkadaşlar,

Yaz geldi ve yine Orman yangınlarımız arttı. Orman yangınlarının artması ve hemen söndürülememesi yüzünden binlerce değerli ağacımız yok olmaktadır. Bu nedenle güzel ülkemiz giderek çöl olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Yapılan araştırmalara göre Orman yangınlarının %94’ü insanlardan kaynaklanırken, sadece %6’sı doğal afetlerden kaynaklanıyor. İnsan kaynaklı bu yangınların önemli iki ana sebebi de dikkatsizlik ve kasıtmış.

İhmal ve dikkatsizlik nedeniyle çıkan orman yangınları:

* Ormanda güvenlik tedbiri almadan ateş yakmak.
* Yakılan ateşi söndürmeden bırakmak. Özellikle mangal için yakılan ateşin söndürülmeden bırakılması.
* Sönmemiş sigara izmariti ve kibriti yere atmak.
* Orman içinde veya bitişiğindeki tarlalarda istenmeyen otları veya tarla anızını yakmak.
* Gece aydınlatma için ormanda ateşle dolaşmak.
* Cam ve cam kırıklarını ormanda bırakmak, güneş ışığının camdan yansıyarak otları yakması.
* Çocukların orman içinde ateşle oynamaları.

Kasıtlı çıkarılan orman yangınları:

* Orman içinde veya bitişiğindeki tarla veya otlakları genişletmek.
* Orman içinde yapılan kanunsuz işleri gizlemek için çıkarılan yangınlar. Öyleki öldürdüğü adamı gizlemek için orman yakan kişiler ele geçirildi.
* Birilerinden intikam almak için, bir düğünü veya siyasi mitingi sabote etmek için yangın çıkarıp adam toplanmasını engellemek.
* Yabani hayvanları uzaklaştırmak.
* İş ve çıkar elde etmek.


Güzel ülkemizde 1949 ile 2008 yılları arasında çıkan 68627 yangından 33406’si ve yanan 813084 hektar alanın 457848’si seçim zamanı ve çıkarılan af yasaları döneminde olmuştur. Görüldüğü gibi kişisel çıkarı için halkımız, büyük bir aymazlık içinde her seçim döneminde ve olası af yasasından da yararlanarak ormanlarımızı yakmak istemektedir. 1949 yılından 2008 yılına kadar geçen dönemde çıkan yangınlar ve yanan alan miktarları ile seçim dönemleri ilişkisini içeren listeyi aşağıda bilgilerinize sunarım.

Yaklaşık 60 yıllık süreçte ortaya çıkan bu üzücü ve aymaz ilişkiyi, yöneticilerimizde dile getirmektedir. Nitekim bir genel seçim yaşadığımız geçen yıl, ülkemizin çeşitli yerlerinde çıkan yangınlar üzerine, Orman ve Çevre Bakanı Pepe, "Bazı hainler, seçim öncesi ormanlarımızı yakıyor. Bu bedbahtlara yazıklar olsun, lanet olsun." demiştir (18.07.2007).

Önümüzdeki yıl yine bir yerel seçim yaşayacağız. Umarım bu yıl ve gelecek yıl orman yangınlarının artmaması için yöneticilerimiz oy uğruna bir af yasasını gündeme almazlar. Yoksa bu beklenti içinde kalacak halkımız yine birçok yerde orman yangınları çıkaracaktır.


Güzel ülkemizin değerli ağaçlarını, sadece orman yangınları ile kaybetmiyoruz. Son olarak TBMM de kabul edilen ve ağaç katliamını serbest bırakan yasayı bilgilerinize sunmak isterim. Bu yasaya göre, ne yazık ki PARAYI VEREN, AĞACI KESECEK.
Meclis’te kabul edilen Hazine ve orman arazilerinin turizme açılmasını öngören yasayla, 1 hektar için 24 bin YTL’yi ödeyen turizm yatırımcıları istediği kadar ağaç kesecek. Yasalaşan kanun tasarısıyla Lara Kent Parkı dahil 53 projenin önü açılıyor. Bakanlığın ön izin verdiği, ancak işlemi durdurulan 53 projenin 21’i Antalya, 12’si Mersin, 8’i Muğla, 4’ü Kars, 3’ü Bursa’da bulunuyor. Kayseri, Bolu, Aydın, Isparta ve Kütahya’da birer proje yer alıyor (09.05.2008-Milliyet). Keşke bu yasa ile aynı yörede kesilen ağaç sayısının iki katı kadar ağaç dikimi ve 5 yıllık bakımı da şart koşulsaydı.

Sevgi ve saygılarımla (24.07.2008).

Prof.Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR

NOT:

1- Yeşil Çevre ve korunması hakkında YEŞİL EKRAN ile yayına başlayan ve çok önemli bilgileri bizlere sunan NTV yi kutlarım ve de izlemenizi öneririm.

2- Çanakkalede yanan orman alanlarına, şehitlerimizin sayısı kadar fidan diken ve büyüten Çanakkaleli İş Adamı İbrahim Boduru da kutlarım.

3- Bu hafta Çevre ve Orman Bakanlığı ile anlaşma yaparak, 700 hektar alana 700000 fidan dikmeyi kabul eden Koç Holding Başkanı Mustafa Koçu’da burada kutlamak isterim.

1949-2008 YILLARI ARASINDA ÇIKAN ORMAN YANGINLARI,
YANAN ALANLAR ve SEÇİM İLİŞKİSİ

YIL: YANGIN ADEDİ : YANAN ALAN (HEKTAR): SEÇİM DÖNEMLERİ VE ÇIKAN AF YASALARI:

1949 738 35,502
1950 987 69068 Seçim yapıldı ve 5677 Sayılı Af Yasası çıktı

1951 928 18884

1953 654 17596

1954 1126 35580 6385 sayılı Af Kanunu çıktı.

1955 878 27773

1956 1118 38983 6831 sayılı af yasası çıktı

1957 779 28634 Genel Seçim Yapıldı

1958 725 26862 7132 sayılı af yasası çıktı.

1959 436 8070

1968 387 7540

1969 714 16354 Genel Seçim yapıldı

1970 790 15019 Anayasa değişikliği,af teklifi meclise verildi

1971 651 7532

1972 440 6913

1973 1208 17002 Genel seçim yapıldı, 1774 sayılı af yasası çıktı

1974 769 14745

1975 811 17516 Kısmi senato seçimi ve MV ara seçimi

1976 702 5171

1977 1615 43076 Genel Seçim senesi

1978 1123 13233

1979 1300 34122 Kısmi senato seçimi ve MV ara seçimi

1980 1092 10248

1981 987 5449

1982 919 3797

1983 968 3556

1984 1433 7358 Yerel seçim yapıldı

1985 1793 26006

1986 1526 11037

1987 1310 10746 Erken Genel seçim yapıldı

1988 1372 18210

1989 1633 12610 Yerel Secim yapıldı

1990 1725 13000 Ara yerel seçim yapıldı

1991 1448 7590 Erken Genel seçim yapıldı

1992 2110 12312

1993 2547 13734

1994 3221 20982 Yerel seçimler yapıldı

1995 1768 4790 Erken Genel seçim yapıldı

1996 1646 14022

1997 1339 6316

1998 1932 6764

1999 1865 5282 Erken Genel ve yerel seçim yapıldı

2000 2353 26353

2001 2558 7258

2002 1373 8071 Erken Genel seçim yapıldı

2003 2124 6570

2004 1659 4781 Yerel Seçim yapıldı

2005 1447 2777

2006 2109 7444

2007 2849 11438 Genel seçim yapıldı

2008 642 18000

TOPLAM 68627 813084


NE ZAMAN SON BULACAK ?

AHMET SERTKAN
ÇOSB.İTF.AMİRİ


Devamını okuyun...>>
Statik elektrik ve yangına oluşumuna etkileri:
Elektrik iki türdür. bunlar statik elektrik ve dinamik elektriktir. Yaklaşık 2000 yıl kadar önce, yunanlı bilgin Thales kehribarın kumaş parçasına sürtülmesi ile küçük kıvılcımlar çıkardığını görmüştü. Statik elektrik ilk kez bu şekilde gözlemlendi. Statik elektrik durgun, pratik olarak iş yapmayan elektrik türüdür, kontrolsüz bir enerji şeklidir ve zaman zaman boşalmalar yapar. Yağmurlu havalarda bulutlar pozitif yüklü statik elektrikle dolarlar, yeryüzü negatif elektrik yüklü olduğu için, yüksek yerlerden bulutlara elektrik atlar buna yıldırım adı verilir. Eğer bu elektrik atlaması buluttan buluta ise o zaman şimşek adını alır. Statik elektriğe; saçımıza sürdüğümüz tarakta, arabadan indiğimizde tuttuğumuz kapı kolunda, televizyon ekranınına elimizi sürdüğümüzde de rastlarız.

video

Statik elektrik elde etmek için yapılan araca van de graaf jeneratörü adı verilir bu jeneratörle 20 milyon volt kadar statik elektrik elde edilebilir.

Aşağıda huzursuz ve stresli bir hanım üstelik yünlü giysileri üzerinde. birde bunlara arabaya girip çıkarak bol bol hareket ederek enerji yüklemesi yapıyor. Araba içinde olduğundan da araba lastikleri sayesinde kişisel topraklamasınaı yeterince yapamıyoR. Ayakkabıları antistatik özellikte değil. Daha ne olsun.Eksi 45 santrigat derecede gaz çıkaran benzin de varsa ortamda yangın olacaktır elbet.

Unutmayın modern çağda en iyi statik Elektrik üreten üreteçlerden biri de insanoğlunun kendisidir.
Patlayıcı gaz birikmiş tüm ortamlara girişte insanlara kendi enerjilerini boşaltmalrı gerektiğini hatırlatmakta yarar var.

video

Gelişen teknoloji ; elektronik cihazların boyutlarını küçültürken , boyutların küçülmesi devre elemanları üzerinde negatif bir etki yaparak elektro-negatif yüklerden daha da etkilenir hale gelmelerinden neden olmuştur. Günümüz insanının ayrılmaz bir parçası olan modern elektronik cihazlar ve cihazları oluşturan hassas devre elemanları elektro statik yükler için daha büyük önem taşımaktadır. Bunun asıl nedeni elektronik cihazlar ve devre elamanlarının paketlenmesinde kullanılan ambalaj maddelerinin yapıldıkları maddelerin de büyük önemi vardır. Elektro statik elektrik, iki farklı yüzeyin birbiriyle temasa girip ayrılmalarından sonra oluşan durgun potansiyeldir. Bu etki pozitif ve negatif elektronların serbest bırakılması ve işaretlerinin değişmesinden dolayı meydana gelmektedir. Malzeme iletken değilse yük çok fazladır, deşarj süresi çok uzundur. Malzeme sadece elektrostatik deşarj sistemi uygulanırsa deşarj olabilir. Deşarj genelde insanın farklı potansiyelde bir yere teması ile olur ve çok hızlı gerçekleşir. Örneğin hepimizin araçlarının kapı koluna temas ettiğimizde bu olayı hissetmişizdir. Kapağı çıkarttığımızda duyduğumuz kıvılcım sesleri de örnek olarak gösterilebilir. Arızalı olan elektronik bir elemanı ölçü aleti yardımıyla kolayca test edebiliriz. Fakat elektrostatik deşarja maruz kalmış bir devre elemanının yapılan ölçümlerde sağlam olduğu tespit edilse bile , bu elemanın görevini tam yapacağı anlamına gelmez. Bilindiği gibi elektronik devre elemanları tıpkı canlıları oluşturan hücreler gibi çok ince tabakadan oluşurlar. Elektrostatik deşarja maruz kalmış bir devre elemanının da bu ince tabakaları kısmi olarak zarar görmüş olabilir. Devre elemanlarının çoğunluğunun testi devreye monte edilmeden veya voltaj uygulamadan önce yapılmaktadır. Halbuki bu elemanların oluşturduğu devrelere akım uygulandığında hassas ölçümleri yapabilse, o zaman elektrostatik deşarja maruz kalmış elemanın beklenen performansı göstermediği ortaya çıkar. İşyerlerinde Statik Elektrik enerjisinin zararlarından korunma yolları: Statik enerjiden arınmış iyi bir iş ortamı için gerekli malzemeler : Antistatik yer döşemesi : Yerlerin uygun anti statik yer döşeme malzemesi ile kaplanması ve bir toprak hattına bağlanmasıdır. Toprak diğer elektrik sistemlerinin toprağından bağımsız olmalıdır. Yer döşemesi dağıtıcı (dissipative ) özelliğe sahip olmalıdır. Antistatik Masa Döşemesi : Masa üzerinin anti statik masa döşemesi ile kaplanması, toprağa verilmesi ve toprak bağlantı modüllerinin olması gerekmektedir. Topraklama Bileziği : Çalışma ortamında bu bilezik kesinlikle kullanılmamalıdır. Cihaz başına geçildiğinde bu bilezik takılmalı ve masadan kalkarken ancak çıkarılmalıdır. Ayrıca topuk ve ayaklar içinde topraklama bilezikleri mevcuttur. Antistatik Gömlek : Elektrostatik deşarjlardan korunmak için özel yapılmış iş tulumu yada gömlek giyilmelidir. Bu gömlek %52 polyester , %44 pamuk ve %4 karbon fiberden yapılmış olmalıdır. Antistatik Ayakkabı : Özel olarak dizayn edilmiş antisatatik ayakkabıların altlarına karbon fiber döşenmiştir. Bilekten ayakkabının altına kadar olan alan da karbon fiber ile bağlanmıştır. Anti statik zemine girerken , vücut üzerindeki statik elektriğin deşarjını kolaylaştıran ve zeminin zedelenmesini , kirlenmesini önlemek için kullanılması tavsiye edilen bir ayakkabı şeklidir. Antisatatik Sandalye : Sandalye döşemesi özel olarak imal edilmiş ve tekerleklere kadar karbon ile statik elektriğin daha kolay deşarj edilebilmesi için bağlantısı yapılmıştır. Tema direnci her bir metre kare için 100 kilo-ohm ila 10 megaohm arasında olmalıdır. İyon Üreteçleri: Çalışılan ortamın statik elektrik üretmesini önlemek amacıyla odalara takılan bir cihazdır. Antistatik zemin koruyucuları elektrostatik konusunda bilinçli personel.. Statik elektriğin zararlarından korunmak için yapılacak ilk şey,statik elektrikten arınmış , emniyetli bir çalışma ortamı yaratmaktır. Yapılacaklardan ilki, zemin ve masanın antistatik zemin kaplama ile kaplanması ve bilek yada topuklarda bilezik kullanarak, elektrostatik ayakkabı ve iş gömleği giyerek, insan vücudundan statik enerjinin deşarjı sağlanmalıdır. Elektrostatik deşarj Her gün odamızda veya evimizde çalışırken elektrostatikten etkileniriz. Fakat bulunduğumuz yer , ortam ve nem bunu değiştirebilir. Örneğin bir insan halı üzerinde yürürken 35,000V, plastik çanta taşırken 20,000V, kumaş bir iskemlede otururken 18,000V, vinyleks bir zemin üzerinde yürürken 12,000 V,plastik dosya kullanırken 7,000 V, masada çalışırken 6,000 V, elektrostatik enerji ile yüklenirler. Bu yükler ile yüklenmiş bir insan ,termal kamera benzeri sadece elektrik alanları görülebilen cihazda gözlemlenebilirse , biz elektrikten oluşmuş yaratıklar gibi görülebilirdik. Bu yukarıda ki örneklerde gösteriyor ki, statik elektrik üretmek için özel bir çabaya gerek yoktur, hareket eden canlı cansız her varlık, az yada çok statik elektrikle yüklenmiş olur. Elektronik devre elemanlarının sinsi katiller , halı vinneks, lastik döşenmiş zeminler, lehim pompası , plastik cımbız,vinyleks dosya kaplıkları gibi yüksek miktardaki statik elektrik üreteçleridir. Yüksek statik üreteçleri olan ve yaygın olarak kullanılan plastikler ,bantlar ve statik elektrik üreteci aletler, çalışma ortamlarında bulundurulmamalıdır. Bunların kullanımının zorunlu olduğu ortamlarda ise, statik yüklenmeyi önlemek için iyon üreteçler kullanmalıdır. Bir başka önemli husus ise , bütün personelin elektrostatik deşarjdan korunma konusunda bilgilendirilmesidir. Yüksek nemin statik yükü azalttığı da yaygın bir görüştür. Gerçekte ortamda yüksek nem bulunması statik enerjiyi azaltmaktadır. Çalışılan ortamda nemin bulunması,statik enerjinin oluşum miktarını azaltır fakat hiçbir zaman ortadan kaldırmaz. Statik hasar önleyici önlemler Daima bir topraklama bileziği takılmalıdır. Topraklama bileziği insanı doğrudan toprağa bağlar ve üzerinde statik elektriği de yavaş yavaş toprağa verir. Topraklama bileziği işe başlamadan önce muhakkak takılmalıdır. Uygun bir şekilde bağlandığında ve bileğe sıkıca oturduğuna emin olunmalıdır. Bileziği çıkarmak, çalışma ortamından çıkmadan önce yapılacak en son şey olmalıdır. Elemanlar ve kartlar koruyucu paketlerinden sadece statik korunmalı alanlarda çıkarılmalıdır. Elektronik devre elemanları kutulanmamış ve kılıflanmamışsa, korunmasızdır. Elektronik devre elemanları statik korunmalı kaplarda muhafaza edilmeli ve taşınmalıdır. Eğer elektro statik deşarjdan cihaz ve sistemler çok düşük bir maliyetle korunmuş olursa, bakım onarım , parça iş gücü ve zaman maliyetlerinden tasarruf edilmiş olacaktır.

BİR VAKA: Parmağıyla Tüp Yakan Adam



Dikkat ederseniz adamın üzerinde yünlü kazak, o kazağa sürtünen bir plastik hammaddeli yağmurluk var. Muhakkak ayaklarında da lastik tabanlı ayakkabı.

Zonguldak'ta vücudunda aşırı statik elektrik yüklü taksici, parmağıyla piknik tüpü yakıyor. Günlük hayatta vücut hareketlerine bağlı olarak oluşan sürtünme, etkilenme ve temas ile yüklendiği bildirilen statik elektriği, vücudunda fazla şekilde hisseden taksici 50 yaşındaki Recep Yavuz, duraklarındaki piknik tüpünü parmağıyla dokunarak yakıyor. Zonguldak'ta yaşayan Recep Yavuz, temas ettiği kişilerde de ''elektrik akımına kapılma'' hissi uyandırıyor. Vücudunda yüklenen statik elektrik nedeniyle ****le dokunmasıyla kıvılcım çıkartan Yavuz, gazetecilere yaptığı açıklamada, 8-9 yıldır üzerindeki elektrik yükünün fazla olduğunu, bunun günlük yaşantısını zaman zaman olumsuz etkilediğini söyledi. Özellikle taksisine binen müşterilere para üstü verirken zorlandığını anlatan Yavuz, şöyle dedi: ''Müşterilerim ellerine değdiğim an irkiliyorlar. Çünkü, üzerimdeki elektriği hissediyorlar. Yakınlarımla tokalaşırken de benzer sorunlarla karşılaşıyorum. Ancak sağlık açısından herhangi problem yaşamıyorum. Bundan dolayı da doktora gitme gereği duymadım. Durakta piknik tüpüyle çay demleyeceğimiz zamanlarda kimsede çakmak yoksa ben parmağımla yakıyorum. Bazen elektrik yüklü olmak avantaj da sağlıyor.'' Zonguldak Kara Elmas Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sırrı Sunay Gürleyük, statik elektriğe genellikle vücut hareketlerine bağlı olarak oluşan sürtünmenin yol açtığını söyledi. Özellikle yünlü kıyafetlerin sürtünmesine bağlı oluşan elektrik yükünün ****le dokunulduğunda dışarı atıldığını anlatan Gürleyük, ''Ayaklarda lastik ayakkabı olması, insan vücudunda biriken statik elektriğin dışarı çıkmasını engeller. Herkesin vücudunda elektrik birikimi olur. Ancak taksicinin tüpü yakacak kadar elektrik yüklü olması farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Herhangi sağlık sorunu oluşturacağını düşünmüyorum'' dedi.

Devamını okuyun...>>
BENZİN VARİLLERİNDE YANGIN VE PATLAMA FİLMİ:
ÇABUK VE HIZLI MÜDEHALE NASIL YAPILMALI?

DEĞERLİ İTFAİYECİ KARDEŞLERİM İTFAİYECİLİKTE BİRÇOK ŞEY AYNI ZAMANDA YAŞANARAK ÖĞRENİLİR.

BİLGİ ELBETTE HER İŞİN VE MESLEĞİN TEMEL YAPI TAŞIDIR.

OLAY ANINDA BEYİN SÜZGECİNDEN BİNLERCE VERİ AKIP GEÇER VE BİLĞİLERİNİZİN ÇOKLUĞU DOĞRULUĞU DOĞRULTUSUNDA BİR KANIYA VARABİLİRSİNİZ.

İŞTE NE DENLİ YAŞANMIŞLIK İLE DOĞRU BİLGİ VARSA O SİZDE TECRÜBE OLARAK ORTAYA ÇIKAR VE YAPACAKLARINIZ BİLİMSEL DOĞRULARA YAKIN OLABİLİR.

AŞAĞIDAKİ FİLM SİZLERE AYNI ZAMANDA ŞU SORULARIN CEVABINI VERMENİZİ İSTYOR.

video


ALEV ALMA DERECESİ EKSİ 45 C. LERDE OLAN BENZİNİN YANMAKTA OLAN SAKLAMA BİDONLARINA MÜDEHALEDE;
NE TÜR SÖNDÜRÜCÜ KULLANACAĞINIZ,
NEREDE DURACAĞINIZ.
EMNİYET SAHASI NOKTALARININ TESBİTİ,
PATLAMA VE PARLAMANIN TESİRLERİNDEN NEYLE VE NASIL KORUNULACAĞI NE TÜR KORUYUCU GİYSİ GİYİLMESİ GEREKTİĞİ,
YANGINA YAKLAŞIM USULÜNÜN NE OLACAĞI
OLAYIN NE KADAR SÜREDE CEREYAN EDECEĞİ
ÇEVREDE ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER,
SOĞUTMA KUŞAĞI SONUÇ ÇIKARIMI V.B

GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE İTFAİYECİLİK ÇOK HIZLI KARAR VERELECEK MESLEK DALLARINDAN BİRİDİR. MUHAKKAK MÜDAHALE EDİNİZ. ÇABUK MÜDEHALE EDİNİZ. DOĞRU MÜDAHALE EDİNİZ. KARARSIZ KALMAYINIZ. BİLMELİSİNİZ Kİ EN KÖTÜ KARAR, KARASIZLIKTAN (MÜDEHALE ETMEMEKTEN) ÇOK DAHA İYİDİR. ( REAKSİYONA GİREN MADDELERDE DİKKATLİ OLMAK ŞARTIYLA.) ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN. A.S.

Devamını okuyun...>>

DEPREM BİLGİSİ EĞİTİM FİLMLERİ

ÇOK DEĞERLİ ANNELER BABALAR LÜTFEN ÖNCE DEPREM AFETİ VE DEPREM HAZIRLIKLARI İÇİN SİZLER İÇİN HAZIRLANMIŞ OLAN BU FİLMLERİ ÖNCE KENDİNİZ İZLEYİNİZ.( 25 ADET )
SONRA ÇOCUKLARINIZIN ALGI DÜZEYİ VE DUYGU BİRİKİMLERİNE GÖRE İZLEMELERİ GEREKEN BÖLÜMLERİ SIRASIYLA BİRLİKTE AÇIKLAMALAR YAPARAK BERABERCE İZLEYİNİZ.
ŞAKA DEĞİL DEPREMİN AYAK SESLERİ DUYULMAYA BAŞLADI BİLE...
DEPREM YÜZYIL SONRA DEĞİL ! NEREDE NASIL YAKALANACAĞIZ BİLMİYORUZ. TEK GERÇEK DEPREMİN OLACAĞIDIR.LÜTFEN ZAMANIMIZI AKILLI HARCAYALIM.BİLİNÇLİ İNSAN SAYISINI MÜMKÜN OLDUĞUNCA ARTTIRALIM.
JAPONUN KORUYABİLDİĞİ İNSANLARI, BİZ NEDEN KORUYAMAYALIM .
UNUTMAYIN ULAŞAMADIĞIMIZ VE KAYBEDECEĞİMİZ HER BİREY BU TOPLUMUN YANİ BİZLERİN UTANÇ HANESİNE YAZILACAKTIR.
AHMET SERTKAN

video

AFETLERE HAZIRMISINIZ ?


video

DEPREM NEDİR? DEPREM OLUŞUMU,DEPREM ÇEŞİTLERİ VE DEPREM ŞİDDETLRİ

video

DEPREMİN OLUŞ ANI GÖRÜNTÜLERİ

video

DEPREMLERE HAZIRMISINIZ?

video

DEPREM ÇANTASI HAZIRLANMASI VE ÖNEMLİ HUSUSLAR

video

OLASI DEPREMLERE HAZIRLIK İÇİN AİLE İÇİ EMNİYET TOPLANTILARININ YAPILMASI
video

HASTAHANELERDE DEPREME HAZIRLIK AMACIYLA ALINMASI GEREKEN EMNİYET TEDBİRLERİ

video

EVDE EŞYALARIN OLASI BİR DEPREM İÇİN SABİTLENMELERİ

video

EVDE AİLE FERTLERİ İLE DEPREM TATBİKATI YAPMAK

video

ENGELLİLER İÇİN DEPREM ÖNCESİ EĞİTİMLER

video

BİNALARINIZ DEPREME DAYANIKLI MI?

video

DEPOLARIN DEPREME HAZIR OLMASI

video

İŞ YERLERİMİZDE DEPREME KİŞİSEL HAZIRLIKLAR

video

DEPREM ACILARI VE DEPREM GÖRÜNTÜLER

video

DEPREM SONRASISAĞLAM BİNALARDAN EVDEN ÇIKIŞ VE DAVRANIŞ TARZI

video

DEPREM ANINDA APARTMANLARIN ÜST KATLARINDA OTURANLARIN DAVRANIŞ BİÇİMİ

video

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNDE DEPREM ANINDA DAVRANIŞ BİÇİMİ

video

DEPREM ANINDA ASANSÖRLERDE DAVRANIŞ BİÇİMİ

video

DEPREM ANINDA SİNEMA VE TİYATROLARDA DAVRANIŞ BİÇİMİ

video

DEPREM ANINDA ARABA İLE YOL ALANLARIN DAVRANIŞ BİÇİMLERİ

video

DEPREM SONRASI ÇIKABİLECEK YANGINLARA HAZIR OLMAK

video

DEPREMLER NEDENİĞLE OLUŞAN YANGINLAR

video

DEPREM SONRASI KOBE YANGINI

video

YERALTI ÇARŞI VE GEÇİTLERDE ALINMASI GEREKEN EMNİYET TEDBİRLERİ VE DEPREM ANINDA DANRANIŞ BİÇİMİ

video

DEPREM SİMİLASYONU YAPARAK BAZILARINDAN KURTULMA YOLU- SADECE ŞAKA

Devamını okuyun...>>
ÇOCUKLAR AŞAĞIDAKİ RESİMDE TAM 4 TANE KARBON MONOKSİT ÇIKMA NEDENİ VAR.
BÜYÜKLERİNİZDEN DE YARDIM ALARAK BU NOKTALARI TESPİT EDEBİLİRSİNİZ.
İYİ EĞLENCELER..

Sevgili çocuklar resme tıklayarak büyük olarak görebilirsiniz.

- SEVGİLİ ÇOCUKLAR RESİMDE KAÇ TANE
KARBON MONOKSİT KAYNAĞI BULUNUYOR
BULABİLİRMİSİNİZ ? (4)

KARBON MONOKSİT ZEHİRLEYİCİ BİR GAZDIR!


Devamını okuyun...>>
ÇOCUKLAR AŞAĞIDAKİ RESİMDE TAM 17 TANE YANGIN ÇIKMA NEDENİ VE 5 TANE YANGIN ÖNLEME CİHAZI VAR .BÜYÜKLERİNİZDEN DE YARDIM ALARAK BU NOKTALARI TESPİT EDEBİLİRSİNİZ.
İYİ EĞLENCELER..



Sevgili çocuklar resme tıklayarak büyük olarak görebilirsiniz.
Devamını okuyun...>>
SANAYİ YANGINLARI :




( TRIANGLE TEKSTİL FABRİKASI YANGINI NEW YORK 1911 )

25 Mart 1911 Günü Triangle (Üçgen ) Tisört ve elbise fabrikasındaki yangında çoğunluğu genç kadın ve kızlardan oluşan 147 işçi hayatını kaybetti. Fabrikada 500 çalışan vardı.

Ertesi günlerde New York Times, Mart 28, 1911 baskısında :
“ YANGIN YERİNDE HER TARAF KORKU FİLMİNDEKİ GİBİ “ başlığı ile çıktı.

Ölü sayısının fazla olma sebebi çok açık olarak biliniyor ki; az sayıda kaçış kapısının yetersiz olmasının yanı sıra birde bu kapıların kilitli olmasıdır.
Dumandan etkilenerek ölenlerin yanı sıra solunum zorluğu çekerek kendini boşluğa atarak ölenlerin sayısı da bir hayli fazlaydı.







Amerikan tarihinin kara günlerinden biridir bu yangın ve çok uzun süre hala konuşulmakta ve kötü örneklerden biri olarak gösterilmektedir.





Literary Digest Ocak 1912 “147 ÖLÜ VAR AMA SUÇLU YOK” başlığını attı.
Bizlerin bu örnekten alacağı çok ders olduğu kanısındayım. Amerika gibi gelişmiş ülkeler bu kötü olaylardan her zaman ders almayı bilmişlerdir.











Zamanın yangın müfettişleri fabrika patronunun yeterli güvenlik tedbirlerini aldığını kilitli kaçış kapısı olmadığı raporunu vermişlerdir. Bunun üzerine birçok sivil toplum kuruluşu protesto gösterilerinde bulunmuşlardır.





Protesto fotoğrafları aşağıdadır.




Kanunlar, yönetmelikler, yönergeler, mevzuatlar, yaptırımlar hep böyle olaylardan ders alınarak bir daha olmaması için çıkarılmışlardır.







Alınan bu derslerden faydalanmamak, vurdumduymazlık, boş vermişlik, çıkar ilişkileri, bilimi hiçe sayış, küçük düşünmek, ya da çalışanları düşünmemek ama en önemlisi vicdansızlık nedeniyle yasa ve kuralları hiçe saymak bize düşmemelidir.




Görülüyor ki ölümler sorumsuzluktan ve yasalara uymamaktan ya da yasaların yetersiz kalışlarından olmaktadır. Oysa hangi işi yaparsanız yapın o işin gerekleri belirlenmişlerdir.
Makinelere olmayan, bir işletme nasıl ki çalışamıyorsa yangın önlemlerini almayan bir işletmede çalışmaya hak kazanmamalıdır.

fabrikadan yangın öncesi fotoğraflar aşağıdadır.







MODERN DÜNYADA SORUMLULUKLARINDAN AZ MİKTAR PARA TASARRUFU İÇİN KAÇAN İŞLETME SAHİPLERİ MAALESEF BU YAPTIKLARININ BEDELLERİNİ ÇOK PAHALIYA ÖDEMEK ZORUNDA KALMIŞLARDIR.

Cenaze törenleri ve morg görüntüleri aşağıdadır.







( Bu olayda ölenlere sadece 75 şer dolar tazminat ödenmiştir.)

Zamanın gazete küpürleri





Sorumluluk: 19 Aralık 2007 “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik” in altıncı ve yedinci maddesinde söyle anlatılmaktadır.

Görev, yetki ve sorumluluk

MADDE 6-
(1) Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından;
a) Yapı ruhsatı vermeye yetkili idareler,
b) Yatırımcı kuruluşlar,
c) Yapı sahipleri,
ç) İşveren veya temsilcileri,
d) Tasarım ve uygulamada görevli mimar ve mühendisler ile uygulayıcı yükleniciler ve imalatçılar,
e) Yapı yapılmasında ve kullanımında görev alan müşavir, danışman, proje kontrol, yapı denetimi ve işletme yetkilileri,
görevli, yetkili ve sorumludur.
(2) Yangın söndürme ve algılama, duyuru ve acil aydınlatma gibi aktif yangın güvenlik sistemlerinin yeterli olmamasından; projenin eksik veya hatalı olması veya standartlara uygun olmaması hâlinde proje müellifleri ve yapımın eksik veya hatalı olması veya standartlara uygun olmaması hâlinde ise müteahhit veya yapımcı firma sorumludur. Sistemin uygun çalışmaması işletmeden kaynaklanıyor ise, işletmeci kuruluş doğrudan sorumlu olur. Yangın güvenlik sistemlerinin yaptırılmasının gerekli olduğu yapı sahibine yazılı olarak bildirildiği hâlde, yapı sahibi tarafından yaptırılmamış veya standartlara uygun yaptırılmamış ise, yapı sahibi sorumlu olur.
(3) Bu Yönetmelik hükümlerine uyulmaması sebebiyle meydana gelen yangın hasarlarından dolayı;
a) Yapı inşasında yer alan yapı sahipleri, işveren ve işveren temsilcileri,
b) Tasarımda, uygulamada ve denetimde görevli mimar ve mühendisler,
c) Yapı denetimi kuruluşları,
ç) Müteahhitler, imalatçılar ve danışmanları,
kusurlarına göre sorumludur.
(4) Binaların yangın algılama ve söndürme projeleri tesisat projelerinden ayrı olarak hazırlanır. Tahliye projeleri, konutlar hariç olmak üzere, yüksek yapılarda ve yapı inşaat alanı 5000 m2’den fazla olan yapılarda mimari projelerden ayrı olarak hazırlanır. Diğer yapılarda ise, mimari projelerde gösterilir. Projeler; ilgili belediye itfaiye birimlerinin uygun görüşü alındıktan sonra, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde belediyelerce, belediye ve mücavir alan sınırları dışında ise, valiliklerce onaylanarak uygulanır.
(5) Yapı ruhsatı vermeye yetkili merciler; yangın söndürme, algılama ve tahliye projelerinin ve uygulamalarının bu Yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığını denetler.
(6) Sigorta şirketleri, yangına karşı sigorta ettirme talebi aldıkları binalarda, tesislerde ve işletmelerde, bu Yönetmelik hükümlerine uyulup uyulmadığını kontrol etmek mecburiyetindedir.
(7) Yangın güvenliği sistemlerinin teşvik edilmesi için, ilgili kanunlarda belirtilen vergi, resim ve harçlar hariç olmak üzere, kamu kuruluşlarınca proje onay ve denetim hizmetlerinden hiçbir şekilde vize, harç ve benzeri ad altında herhangi bir ücret talep ve tahsil edilemez.
Genel sorumluluklar ve yasaklar
MADDE 7-
(1) Herhangi bir yerde kontrol dışı ateş yandığının veya duman çıktığının görülmesi hâlinde, itfaiyeye haber verilir.
(2) Kamuya açık telefon ve ücretli telefon kabinlerinin içine, karayolları ve otobanların şehir dışındaki uygun yerlerine, kamu binalarının, sitelerin ve diğer kurum ve kuruluşlara ait binaların güvenlik ve kontrol sistemlerinin bulunduğu yerlere, kırmızı zemin üzerine fosforlu sarı veya beyaz renkte “YANGIN 110” yazılması mecburidir.
(3) Yangına müdahaleyi kolaylaştırmak bakımından, itfaiye araçlarının yapıya kolayca yanaşmasını sağlamak üzere, yapıların ana girişine ve civarına park yasağı konulması ve bu hususun trafik levha ve işaretleri ile gösterilmesi şarttır.
(4) Yüksek binalar ile toplam kapalı kullanım alanı 1000 m2’den büyük imalathane, atölye, depo, otel, motel, sağlık, toplanma ve eğitim binalarında, binaya ait yangın tahliye projeleri, bina girişinde ve yangın sırasında itfaiyenin kolaylıkla ulaşabileceği bir yerde bulundurulur. Bu projelerde; binanın kaçış yolları, yangın merdivenleri, varsa itfaiye asansörleri, yangın dolapları, itfaiye su verme ağızları, yangın pompaları ile jeneratörün yeri işaretlenir.
(5) Binada yangın çıkması hâlinde olaya müdahale eden acil durum ekipleri mahalli itfaiye teşkilatı amirinin olay yerine gelmesinden itibaren onun emrine girerler ve ona her konuda yardım etmek mecburiyetindedirler.
(6) Gerek bina acil durum ekiplerinin ve gerekse yangına müdahale eden itfaiye ekiplerinin görev yaptıkları sırada, yetkili itfaiye amirince can ve mal güvenliğini korumak üzere verilecek olan karar ve talimatlar, diğer kamu görevlilerince ve yangın güvenliği sorumlularınca aynen yerine getirilir.
(7) Kamu görevlileri, bina kullanıcıları, bina görevlileri, gönüllü ekipler ve olay yerinde bulunan herkes, itfaiye ekiplerinin görevlerini yerine getirmesine yardımcı olur ve çalışmaları güçleştirici davranışlardan kaçınır.
(8) Koru, park, bahçe ve piknik yerlerinde ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile işleticilere ve vatandaşlara ocak yeri olarak ayrılmış yerler dışında ateş yakmak, ateşle ilgili işler yapmak ve anız yakmak yasaktır. Kâğıt, plastik ve naylon gibi kolay yanan maddeler ile kıvılcımlı küllerin ve sigara izmaritlerinin kapalı mekânlara, kapı önlerine, ormanlık alanlara, otoban, cadde ve sokaklara atılması ve dökülmesi yasaktır.
(9) Araçların, sokak ve caddelerde yangın söndürme cihazlarının kullanılmasını ve itfaiye araçlarının geçişini zorlaştıracak şekilde park edilmesi, itfaiye araçlarına yol verilmemesi, yaya kaldırımını aşacak şekilde tabela ve afiş asılması, sergi açılarak yolun kapatılması ve dar sokaklara araç park edilmesi gibi fiil ve hareketler yasaktır.
(10) Her türlü binada, açık arazide, tesiste, sokakta, caddede, meydan ve alanda bulunan sabit ve seyyar yangın söndürme tesisat ve cihazlarını karıştırmak, bozmak, kırmak sökmek, içine kâğıt ve paçavra gibi yabancı maddeler koymak veya bunları kullanılmayacak hâle getirmek veyahut bozuk bir hâlde tutmak, her ne suretle olursa olsun yangın musluklarının önünü kapatmak, bina önüne ip çekmek, tente asmak ve benzeri hareketler yapmak yasaktır. Yangın söndürücü tesis ve malzeme, amacı dışında kullanılamaz.
(11) Yönetmeliğin bu bölümündeki maddelerinde yer alan yangın güvenliği, itfaiyeye yardım ve yasaklar ile ilgili hususların uygulanmasından; kamu yapılarında binadaki en üst amir, kat mülkiyeti tesis etmiş yapılarda yöneticiler ve site yöneticileri ve diğer binalarda ise, bina malikleri sorumludur.

AMA EN ÖNMELİ KONU ŞUDUR Kİ:
TÜRK CEZA KANUNUNA GÖRE:
VERDİĞİ ZARARLARDAN DOLAYI KANUNLARI BİLMİYORDUM DEMEK MAAZERET DEĞİLDİR.



AHMET SERTKAN
ÇOSB.İTF.AMİRİ

KAYNAKÇA:

http://www.ilr.cornell.edu/trianglefire/narrative3.html
http://www.ilr.cornell.edu:80/trianglefire/photos/photo_enlargements.html
19 Aralık 2007 “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik


Devamını okuyun...>>